1,500.00 ₺ ve Üzeri Alışverişlerinizde Kargo Bedava!
Nurten Ege: “Yapamam Diyenlere Cevabım Var!”
Buradasınız: Anasayfa / Blog
30 Kasım -0001, Pazartesi
Nurten Ege: “Yapamam diyenlere cevabım var!”
Nurten Ege: “Yapamam diyenlere cevabım var!”
SÖYLEŞİ: Aslı Kemal Gürbey          


 Nurten Ege, çocuk gelişimi uzmanı olmasının yanı sıra, uzun yıllara dayanan tecrübesiyle direksiyon eğitmeni olarak da pek çok insanın hayatına dokunmuş bir isim. Şimdi ise, tüm bu birikimini ve yaşam tecrübelerini kaleme aldığı ilham verici kitabıyla okurların karşısında. “Yapamam” Diyenlere Cevabım Var adlı eseri, Kalan Yayınları etiketiyle yayımlandı. Bu söyleşide, yalnızca bir yazar olarak değil; aynı zamanda bir eğitici, bir yol gösterici ve güçlü bir kadın olarak Nurten Ege’nin sesine daha yakından kulak veriyoruz. Yazma serüvenini, kitabının ortaya çıkış sürecini ve bu süreçte içinden geçtiği duyguları kendisinden dinliyoruz. Nurten Ege ile ilham dolu sohbetimize başlıyoruz…

1. Öncelikle eseriniz hayırlı olsun Nurten Hanım. Sizi tanımakla başlamak istiyorum. Nurten Ege kimdir?
Teşekkür ederim, çok naziksiniz.
Ben Nurten Ege. Yıllarını önce çocuk gelişimine, sonra direksiyon eğitimine adamış bir kadınım. Ama mesleklerimin çok daha ötesinde; anlatacak sözü, tutacak eli, gösterecek yolu olan biriyim. Beni tanımlayan en güçlü şey sabrım oldu hep. Çünkü sabır, hem çocuklarla hem de trafikte insanı insan yapan yegâne erdem. Şimdi ise kelimelerle dokunuyorum hayatlara. Bir öğretmen, bir eğitmen ve kalbiyle yazan bir kadın olarak buradayım.

2. “Yapamam” Diyenlere Cevabım Var isimli kitabınızı beğenerek okudum. Sanırım eseri ilk okuyanlardan biriyim. İlk basılı eseriniz olduğu için mutlu, heyecanlı ve gururlu olmalısınız. Duygularınızı öğrenmek isterim.
Gerçekten tarif etmesi çok zor bir duygu… Kalbimle, emeğimle, yaşanmışlıklarımla yazdım bu kitabı. Her satırı, yıllardır içimde taşıdığım duyguların dışa vurumu oldu. İlk defa kâğıda dökülen bir hayalin somutlaştığını görmek… Evet, hem çok gururluyum hem de inanılmaz duygulanıyorum. Ama en çok da şunu hissediyorum: “Doğru yoldayım.”

3. İlham verici olan bu kitabı yazma fikrinin nasıl ortaya çıktığını merak ediyorum.
Yüzlerce kadına eğitim verdim. Kimisi ağlayarak geldi, kimisi “ben asla yapamam” diyerek… Ama hepsi, doğru bir inançla neler başarabileceklerini kendi gözleriyle gördü. Bu deneyimler içimde bir şeyleri mayaladı. Artık sadece direksiyon başında değil, kelimelerle de eşlik etmek istedim onlara. Çünkü bazen bir kitap, insanın hayatını bir direksiyon kadar değiştirebilir.

4. Hayatta her insan bazen kendine ‘Yapamam’ der. Özellikle kadınlar için bu, içten gelen bir sesle mücadele etmek anlamına gelebilir. Siz hayatınızda ilk kez ne zaman ‘Yapamam’ dediniz? Sonra ne oldu?
Ben de dedim… Özellikle ilk kez yedek pedalsız bir arabayla direksiyon dersi verirken içimden “Ya yapamazsam?” dediğimi çok net hatırlıyorum. Ama bu cümleyi sesli söylemedim. Çünkü benim korkum öğrencime geçerse o da kendine güvenemezdi. İşte o gün anladım; bazen başkalarına cesaret verebilmek için, kendi korkunu bir süreliğine susturman gerekir. O gün ‘yapamam’ demedim ve gerçekten yaptım.

5. Çok derin, tarihi, köklü ve geniş bir kültürümüz var. Sizce kültürümüz, insanımıza daha çok ‘Yapabilirsin’i mi aşılıyor yoksa ‘Yapamazsın’ı mı?
Ne yazık ki hâlâ “Yapamazsın” daha çok fısıldanıyor kulaklara. Özellikle kız çocuklarına… “Kız kısmı şöyle oturur, böyle kalkar.” “Sen yapma, sen karışma.” Bu cümlelerle büyüyen bir kadın, kendine inanmaya ne zaman başlayacak? Ama biz bu kültürü dönüştürebiliriz. Her “Yapabilirsin” cümlesi, zincirlerden birini daha kırar.

6. Kitabınızın arka kapağında ‘Sen hiç tanımadığın kadar güçlüsün’ diyorsunuz. Kadınların gerçek gücünü fark etmesi bazen yıllar alabiliyor. Sizce bir kadının kendi gücünü keşfetmesi için yapması gerekenler neler?
Önce susmamalı. Sonra kendini ertelememeli. Biz kadınlar hep birilerine öncelik veriyoruz. Evlat, eş, anne, iş… Ama bir gün durup aynaya bakmalı ve kendine şu soruyu sormalı: “Ben kimim?” Cevabı bulduğunda ise korkmadan yürümeli. Gücünü keşfetmek için illa dev adımlar atmak gerekmez. Bazen bir kursa yazılmak, bazen ‘hayır’ diyebilmek bile bir dönüm noktasıdır.

7. Bu kitap sadece kişisel bir hikâye değil, toplumda kadınların sesinin bastırılması gibi önemli bir konuya da değiniyor. Kamuoyunda bazıları kadınların sesinin bastırıldığı günlerin eskide kaldığını, kadınların artık daha özgür ve mutlu olduğunu söylüyor. Bu fikre katılır mısınız?
Bir kısmı doğru olabilir ama tamamı değil. Büyük şehirlerde daha özgür görünsek de kırsalda, evlerde, aile içinde hâlâ bastırılan çok ses var. Kadının sesi sadece sokakta çıkmaz; bazen kendi odasında bile susturulur. O yüzden bu mesele geçmiş değil, hâlâ çok güncel. Görmediğimiz yerlerde suskun kalan nice kadın var. Onların sesi olmak da bizim sorumluluğumuz.

8. Sizce kadınların hukuk sisteminde daha güçlü bir yer edinmesi için neler yapılmalı?
Öncelikle yasaların uygulanması konusunda samimi olunmalı. Kadına yönelik şiddet hâlâ caydırıcı cezalarla değil, “töre” gibi bahanelerle geçiştirilebiliyor. Hukuk sadece yazıda değil, zihniyette de güçlü olmalı. Kadın cinayetlerinde “iyi hal indirimi” gibi trajikomik uygulamalar sona ermeli. Ayrıca kadınların hukuki süreçlerde yalnız kalmaması için ücretsiz danışmanlık ve destek sistemleri yaygınlaştırılmalı.

9. “Yapamam” Diyenlere Cevabım Var’ın yayımlanmış olması sanırım size iyi bir moral olmakla kalmadı, kendinize olan inancınızı da güçlendirdi. Bu durumda şu soruları size sormak isterim: 1) Üzerinde çalıştığınız yeni bir proje var mı? 2) Varsa bu da kadın hakları temalı mı olacak?
Evet, bu kitap bana da aynada daha cesur bir yüzle bakmayı öğretti. Şu anda ikinci kitabım üzerinde çalışıyorum. Yine bir kadın hikâyesi ama bu kez biraz daha derin, biraz daha “içerden”… Çünkü biz kadınlar sadece görünür mücadeleler vermiyoruz, görünmeyen savaşlarımız da var. Onları anlatacağım. Aynı zamanda eğitim videolarım, sosyal medya içeriklerim ve belki de bir eğitim setiyle daha fazla kadına ulaşmayı planlıyorum.

10. Söyleşiyi sonlandırırken zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Okurlarınız bol olsun.
Ben teşekkür ederim. Bu söyleşi aracılığıyla sesimi daha çok kadına ulaştırabildiysem ne mutlu bana. Çünkü bu kitap benim değil, bizim sesimiz… Hep birlikte daha özgür, daha güçlü yarınlara.


Detaylı Bilgi İçin Bizi Arayın