SÖYLEŞİ: Aslı Kemal Gürbey
Semra
Durmuş’un, Kırılma Noktası isimli şiir kitabı bu hafta Kalan
Yayınları’ndan çıktı. Dikkat çekici kapağıyla 87 şiirin yer aldığı kitap, sade
bir Türkçe ile yazılmış, felsefi-psikolojik seçilmiş imge, soru ve dizelerle insanı
bir tür ruhsal yolculuğa çıkarıyor. Dahası düşündürtüyor, sorgulatıyor,
farkındalığını geliştiriyor… Şair ile
kitap hakkında söyleşi yaptık. Buyurun söyleşimize…
Merhaba
Semra Hanım. Yeni eseriniz
hayırlı olsun. Daha önce de bir şiir kitabı çıkarmışsınız fakat ben isminizi
ilk kez bu kitapla duydum. Benim durumumda olan başka okurların da olduğuna
eminim. Öncelikle Semra Durmuş’un kim olduğunu okurlarımıza tanıtarak
başlayalım. Evet, Kırılma Noktası’nın yazarı Semra Durmuş kimdir?
Merhaba teşekkür ediyorum. Sizin de
belirttiğiniz gibi bu 2. kitabım. Ben 36 yıldır ruh sağlığı alanında çalışan
psikolojik danışmanım. Evliyim ve 2 harika çocuğum var. Empatik ve hassas bir
yapıya sahibim. Duygulara duyarlıyım diyebilirim. İnsanları dinlemeyi bilen ve
adeta bilinçdışı danışmanlık yapan bir annenin ve kendinden öte akrabaları,
çocukları, insanları düşünen ve yardım etmeyi kendine düstur edinmiş bir
babanın evladıyım. Göç ve zor yılların yaşandığı dönemleri yaşayan bir ailede bu
koşulların etkilerinin hissettirilmemeye çalışıldığı, daha çok hal dilinin
etkili olduğu bir ortamda büyüdüm. 2 oğlunu kaybeden bir annenin son çocuğuyum.
Köyde insanların söylediği sözün ‘’sevgisinin aşırılığından
dolayı çocuklarının öldüğü ve fazla sevmemesi gerektiği” oluşturduğu inancın son çocuğu ile ilişkisini
şekillendirdiği annemin yaşadığı bu hali vefatından sonra öğrendim. Anlam
veremediğim birçok şey yerine oturdu.
İnsanlar seçimlerini bilinçdışı yaparlar ve
meslek seçimi de böyledir aslında. Kim bilir işimin özü insanların sınırlayıcı
ve yaşamında tat tuz bırakmayan düşüncelerini, bunların kaynağını bulup üzerinde
çalışmak ve bunların etkisinden bireyin kurtulmasına yoldaşlık etmek; bu işi
daha pratik ve hızlı yapabilmek için bir sistem geliştirerek günlerimin büyük
bir kısmını bu alana adamak belki de işimin temeli burası. Acaba düşünceleri
değiştirme işine adeta adanmam bilinçdışı annemin ve ilişkimizi şekillendiren düşüncelerinin
arındırılması çabalarımı diye zaman zaman aklıma geliyor. Düşüncenin yaşamlara yansıması
pek göz önüne alınmasa da hayatı ve içinde olup biten her şeyi şekillendiren
onlardır aslında. Şu an Antalya’da yaşıyorum. Psikolojik danışmanlık, aile ve
çift danışmanlığı, pedagoji, enerji terapisi ile ilgili çalışmalarda
bulunuyorum. Alanda derinleşmeye ve öğrenmeye devam ediyorum.
“Kırılma Noktası" adlı şiir kitabınızın
ortaya çıkış sürecinden bahsedebilir misiniz? Hangi duygular ve düşünceler bu
kitabı yazmanızda etkili oldu?
Yaşamımı iki döneme ayırıyorum. Enerji sistemleriyle tanışmadan önceki dönem ve sonrası. Son 10 yıldır enerji tıbbı alanında çalışmalar yapıyorum. Aslına bakarsanız köklerimle buluşmak durumunda kaldım. Ailem Anadolu’da şifacı olarak bilinen, (şehir yaşamında bu becerinin kullanımı sınırlı kalsa da) bireylerden oluşuyordu. Çocuklukta ne olduğunu bilmediğim el alma sürecini yaşamış bir bireyim. Daha çok reel alanda kaldığımız için enerjisel süreçlere ait bir fikrim yok idi. Var olan ama önemsemeyip unuttuğum bu alan, merak ile başlayıp aldığım eğitimler sayesinde adeta beni köklerimle buluşmaya götürdü. Bu sistemlerle çalışmak kendimin bir sistem oluşturmasını da sağladı. Nebula Healing System’i (NHS) geliştirdim ve halen üzerinde çalışıyorum. Mesleki hayatımda sürekli bilgilerimi güncellemek ve derinleşebilmek için birçok eğitim aldım. İşimin özü olan Duygu-Düşünce-Davranış zincirinde değişim oluşturma çabalarım enerji sistemleri ile daha kolay ve hızlı değişimlerin mümkün olduğunu görmem sonucu sistemli bir yapıya dönüştü. Geliştirdiğim sistemi işime entegre ettim ve bunun olumlu ve verimli olduğunu da görüyorum. Bu alana yargısız bakmak ve içinde olup öğrenmeyi seçmek merak ile başlasa da ilgi ile devam etti. Adeta içine çekildim ve son 10 yıldır bu alanda yoğun çalışıyorum. Geliştirdiğim bu sisten zihin, duygu, bilinçdışı alanlar ve bunların hayata yansımalarının ele alındığı çalışmaların yapıldığı bir sistem. Danışanlarımla çalışırken dilerlerse ve seçerlerse bu sistemin araçlarını da kullanıyorum. Seçmezlerse çalışma sürecine dahil etmiyorum. Hem psikolojik danışmanlık hem de NHS ile ilgili çalışmalarım duygu, düşünce, bilinçdışı, yaşama etkileri ile yoğun bir şekilde iç içeyim. Bu nedenle zaten var olan hassasiyetim dahada gelişti. Bu gelişimin ve yoğunluğun yansıması ise bu kitaplar ve içindeki şiirlerim oldu diyebilirim.
Kitabınızın ithaf kısmında birçok "can yoldaşınıza" teşekkür etmişsiniz. Bu yoldaşların hayatınızdaki yerini ve şiir serüveninize nasıl katkı sağladıklarını merak ediyorum?
Hayvanları, bitkileri seven bir ailede büyüdüm. Annemin beslediği hayvanları ve yıkayıp bakımlarını yaptığı bitkileriyle sohbetlerine şahitlik ettim. Aralarındaki sevgi ve şefkat bağlarını görme imkânım oldu. Şehre göçerken getiremediği kaybolan, bulamadığı köpeğini içsel olarak arayan, yıllarca gece olsa da duyduğu her köpek sesinde dışarı koşup o geldi diyen annemin yaşadığı ayrılık acısına tanık oldum. Böyle bir ortamda büyümek kişiyi duyarlı kılıyor. Enerji dili aslında her varlığın kullandığı ortak dildir diyebilirim. Bu dili kullanma beceriniz arttıkça Lokman Hekimin bulunduğu alana ya da kuşlara öğrenci olan Faqiyi Tayran’ın olduğu alana ait deneyimlerinizde oluşmaya başlıyor. Ortak dil gözlem kapasitenizi, anlayış ve iletişiminizi yeniden şekillendiriyor diyebilirim.
Kitabınızda bireyin kendi gücünü fark etmesi ve bu farkındalığına dönüş yolculuğu sıkça vurgulanıyor. Bu tema sizin kendi hayatınızdan ya da mesleki deneyimlerinizden ilham aldığınız hissini veriyor. Psikolojik danışmanlık mesleğinizin şiirlerinize yansımaları nelerdir? Mesleğiniz şairlik sürecinizi nasıl etkiliyor?
Dünyaya gelirken bir tasarımla geliyoruz. Çoğunlukla bu tasarımda var olanlardan bi haber yaşıyoruz. Kendimizden uzaklaştıkça tasarımımızdan da uzaklaşıyoruz. Mesafe ne kadar uzaksa yıkıcı etkisi de o kadar yoğun yaşanıyor. Aslında sorunlarda burada başlıyor. İçsel olarak var olan gücünü, cevherini işlemek için gelen insanoğlu; kendini özünü küçültüp, cevherini söndürmeye çalıştığında, merkezine koyduğu şeylerin oluşturduğu etkiler yaşamını kuşattığında, kendi ufakta kaybolduğunda, ruhsal aygıt rotasını belirlemesini istiyor. İşte bu süreçte kendini bulabilme çabalarının yansıması olarak bazen bilinçli bazen bilinç dışı; bazen isteyerek seçerek bazen metazori bir yol açması ve kendine giden yolu bulması gerekiyor. Aslında her birey bu süreci yaşıyor. Kendinle, çevre ile ilişkilerini sorgulama, bilinçdışı anlam arayışın; düzeyleri farklı olsa da her bireyin yolunun düştüğü, dünyadaki yolculuğunun gereği olarak yaşadığı bir durum diyebilirim.
Mesleğim gereği duygusal ve zihinsel alanlarda çalışıyorum.
Kitap kapağında belirttiğim gibi kimi zaman zihinde kimi zaman kalpte yolculuk
yapıyorum. Bu yolculuk kimi zaman kendimde, kimi zaman danışanlarımda
yaşanıyor. Çıktığım bu yolculukların araçları aslında bu şiirler.
Yakaladığınız şiir tarzını sevdim. Günlük yaşamın içinde birçoğumuzun fark edemediği ama bizleri etkileyen duygulara şiir dili ile dikkat çekiyorsunuz. Bu farkındalığı şiirin dili ile yansıtma çabanız bana anlamlı geldi. Adeta şiirle terapi yapıyorsunuz. Merak ediyorum, şiir bir terapi vasıtası olarak iş görebilir mi?
Terapi kavramı geniş bir yelpaze içeriyor.
Psikoterapi yanında aromaterapi, hidroterapi, radyoterapi, fizyoterapi,
kemoterapi gibi uzayıp giden farklı alanlarda mevcuttur. Fransızca olan bu
sözcük tedavi anlamına gelmektedir. Psikoterapi olarak yaklaştığımızda yüzlerce
çeşidi vardır. Ancak temelde olan ve yapılmak istenilen şey. Bireyi düştüğü
veya sıkıştığı yerden çıkaracak, duygusunu boşaltıp değiştirecek, düşüncesinin
yansımalarını fark ettirip yeni düşüncelere kapısını açacak hale gelmesi olarak
sürece bakacak olursak, gündelik yaşamın içindeki sorunlarına yönelik katkı
olabileceğini düşünüyorum. Elbette tedavi gerektiren durumlar için psikiyatrik
ve psikolojik destek şarttır.
Kitabınıza adını veren “Kırılma
Noktası” şiirinin sizin için özel bir anlamı var mı? Bu şiir, kitabın genel
temasını nasıl yansıtıyor?
Kitabıma ‘’Kırılma Noktası’’ adını verip bir şiir olarak koyduğum metin, enerji çalışmalarına başladığımda kullandığım proseslerden birisi. Beni etkileyen ve o alana çeken seanslarda, çalışmalar bedendeki akupunktur noktaları ile yapılıyordu. Danışmanlık seanslarında yaşadığımız duygu boşalması ve bedenin arınması bu çalışma alanında sözler ve konuşma olmadan yaşanıyordu. Bedenden çıkan enerjilerin yoğunluğu etrafta hissediliyor, bedenler duygu ve düşüncelerin yıkıcı etkilerinden arınmanın hazzını ve rahatlığını yaşıyordu. Bu süreçte danışanla kurulan enerji bağının içsel olarak ortaya çıkardığı prosesler oluyor ve bunlar süreci dahada etkili ve etken kılıyordu. Yaşamımda 2. Dönem olarak tanımladığım bu sürecin içinde yer verip zaman zaman kullandığım proseslerden sadece bir tanesi olan bu proses şiir olarak kitabımda yerini alsın istedim. Bu prosesler alan açar, farkındalık kazandırır, bariyerleri indirmeye katkı sunar ve yönünüzü kendinize çevirir. Okuyanlara, gönlünü açanlara farkındalık ve şifa olsun dilerim.
Şiirlerinizde sıkça hissettiğimiz kırılma, toparlanma ve yeniden doğma temaları, sizin hayatınızdaki kırılma noktalarını mı yansıtıyor, yoksa bireylere ilham olması için mesaj mı gönderiyorsunuz?
Yaşam yolculuğunda kırılma yaşamayan olur mu? Benim
yolculuğumda inişler de oldu, çıkışlarda. Ben annemi üniversitede okurken kaybettim.
Anne giderse peşinden çok şey de gidiyor. İş hayatı, kurumlarda maruz kaldığım
mobbingler, tayinler v.b derken yaşadığım kırılmaları saymak imkânsız. Her
düştüğünde çıkma çabaları, çıkışı bulmayı öğrenmek için harcanan gayret ve
kendin olma yolculuğu. Bu eserde kendi yaşantım, danışanlarımla kurduğum
empatik süreçler, arkadaş dost muhabbetinde ortaya konan olaylar, durumlar ve
bunlara yönelik hislerimin yoğunlaşması, duygu yoğunluğunun artması sonucunda
akışa gelen dizeler. Ben kendim de okuyorum, umarım okuyucularıma da katkı
olur.
Şiirlerinize bakıldığında, bir tür felsefi/ruhsal yolculuk gibi bir izlenim oluşuyor. Haliyle sizin şiiri ne olarak tarif ettiğinizi merak ediyorum. Size göre şiir nedir, şair kimdir?
Ben şiir konusunda ya da şiir yazma konusunda oturup bir plan yapmadım,
bir çerçeve çizmedim. Ancak zihin ve kalp ile yani düşünce ve duygu ile çok
yoğun çalışmalarım oldu. Kendi içsel yolculuğum ve yolculuğuna destek olma
şansını yakaladığım bireyler oldu. Bu süreci çok güzel ortaya koyan bir anımı
paylaşarak bu konuyu açmak isterim. Fethiye’de salı günleri Pazar kurulur. 8-9
yıl, il olmayı hak eden bu güzel ilçede yaşadım. Sabahları pazarın içinden
geçerek iş yerime gitmeyi seviyordum. Bir gün su kanalının üzerindeki küçük
köprüden geçerken bir turistin fotoğraf çektiğini gördüm. Başımı o yöne
çevirdiğimde pazar için kurulan çadırları bağlamak için ipleri kanal boyunca
ahşap korkuluklara bağlamışlar ve harika bir manzara oluşmuş. Her hafta oradan
geçip görmediğim, fark edemediğim muhteşem bir güzellik orada idi. Bunu fark
edip çeken bu sanatçıyı ve benim bu halimi hep hatırlıyorum. Fark etmek, fark
edilmesini istemek, fark ettirmeyi istemek sanıyorum işin özü burası. Kimi
fotoğraf, kimi resim, kimi şiir ile yapıyor. Belki temsil sistemleri bu alanı
şekillendiriyor. Ben işitsel ağırlıklı bir sisteme sahibim ve sözle,
kelimelerle, cümlelerle fark ettirme çabam bunun eseri olabilir. Sözün özü tüm çabam: Duygu-Düşünce-Davranış
zinciri, bunların oluşumu ve etkileri, değişim süreci, öze yolculuk ile ilgili
fark ettiklerimi, fark ettirme arzusu. Şairlik ve şiirlerin kaynağındaki şey bitmeyen
bu arzu.
Daha önce yayımladığınız şiir kitabınızla “Kırılma Noktası”
arasında nasıl bir fark veya devamlılık olduğunu düşünüyorsunuz?
Aslında hiç düşünmedim bu konuyu ancak
şiirler bireyin içsel yolculuğunu, dışardaki insanlarla olan ilişkilerinden
dolayı yaşadığı içsel hesaplaşmalarını, kendiyle hesaplaşmayı; yaşadıklarını,
değişim çabalarını, düşmelerini, kalkmalarını, kendine ders verme çabasını,
yeni bir yol açma gayretini işliyor. Hastalıkları, bu durumun oluşma süreci
gibi konuları da bazen ele alıyor diyebilirim.
Neden-sonuç bağlantılı düşünme; sorgulamanın önemi, çıkış için
alternatiflerin hep olduğunu ve her şeyin zihin değişimi ile mümkün olabileceğini
işliyor ve içsel olarak kendini sorgulatıyor. Aslında iki kitapta da amaç
bireyin yaşamında sorgulamayı ve fark etmeyi canlı tutması gerektiği mesajı
diyebilirim.
Kitapta okuyucularınıza “yeni yollar açmak” gibi bir
hedefiniz olduğunu görüyoruz. Bu şiirlerin, okuyucularınızın hayatlarında ne
gibi etkiler yaratmasını ümit ediyorsunuz?
Gündelik hayatın içinde
sıkıştığımız, çözümsüz hissettiğimiz, kendimize kızdığımız, yargıladığımız
zamanlarımız oluyor. Bazen günlerimizi bahar, yaz olarak yaşasak ta illaki
hayatta sonbahar hatta kış mevsimi olarakta günlerimizi yaşamak durumunda
kalıyoruz. Soğuğun olduğu, karın metrelerce yükseldiği ve her yeri kuşattığı
günlerde evden çıkamayıp mahsur kalabiliriz ya da kendimizi eve kapatabiliriz.
Bu soğuk günlerde donup gitmemek, bir yol açabilecek malzemeyi buldurmak,
yaşadığımız yeri ısıtacak şeylere uzak olmadığımızı hatırlatmak ve belki kara
kışa kızmak yerine mevsimleri en azından etkilerini değiştirecek gücümüzün
olduğunun farkına varılabilmesini gönülden istiyorum. Kendi ışığımız için
içimizde bir fener yakacak gücü keşfedebilmek bununla ilgili farkındalık
oluşturmak ve böylesi bireylerin sayılarının artması belki yaşamlarına bu
şiirlerle dokunabilmek ümidini taşıyorum.
Son sorum da şu olsun: Yakın gelecekte sizden yeni bir kitap
bekleyelim mi? Cevabınız evet ise takvim belli mi?
Bu işler planlanarak
olabiliyor mu bilemiyorum. Ancak bu alanla ilgili yapmak istediğim şeyler var.
Umarım bu çekirdek niteliğindeki arzu ve isteklerim çabaya dönüşür ve eserlerimi
sizlere, okuyucularıma ulaştırmak mümkün olabilir.
Söyleşiyi
sonlandırırken okurlarınızın bol olmasını diliyorum. Bana zaman ayırdığınız için de ayrıca teşekkür
ederim.
Bana okurlarıma seslenme ve bu şekilde de onlara ulaşma imkânı verdiğiniz için ben teşekkür ediyorum.