1,500.00 ₺ ve Üzeri Alışverişlerinizde Kargo Bedava!

Maria - Oyunun Ruhu

Yazar: Volkan Ay
Ürün Kodu: 0116
Maria - Oyunun Ruhu
Maria - Oyunun Ruhu
225.00
180.00 + KDV
0 adet satıldı

Tur Dağı Paramparça'nın yazarından yine çok boyutlu, eğlenceli ve var olan gerçekliğin sınırlarını sorgulayan bir...

Ürün Kodu : 0116
Sayfa Sayısı : 137 Sayfa
Kategori : Roman
Stok Durumu : Mevcut
Kargo Ücreti : 150.00
1,500.00 ₺ ve Üzeri Alışverişlerinizde Kargo Bedava!

Tur Dağı Paramparça'nın yazarından yine çok boyutlu, eğlenceli ve var olan gerçekliğin sınırlarını sorgulayan bir roman. 

***

Taşta bir tuhaflık vardı. Taşın üstündeki ışık yansıyan bir ışığın parıldaması gibi görünmesine karşın taşın kendi içinden geliyordu. Çok geçmeden onu bir pusula gibi avucunda tuttuğunda ışığın belirli bir yönü işaret ettiğini keşfetmişti. Kahvesini büyük karton bir bardağa alıp, saç bandını taktı. Üstüne hafta sonları neredeyse üstünden çıkarmadığı kırmızı kapşonlusunu geçirip anahtarı eşortmanın cebine atıp dışarı çıktı. Bordo renkli yuvarlak taş onu yönlendiriyor, bir yere götürüyor gibiydi.  Taşın onu kendi  ilk bulunduğu yere yeniden götürdüğünü keşfetmesi uzun sürmedi.

ALINTILAR

İki büyük alaca karga evin içinde büyümüş ağaçlardan birine konduktan sonra biri net bir biçimde "Gaak" dedi. Bu yanındaki arkadaşına değil de sanki doğrudan Maria'ya yapılmış bir seslenme gibiydi. Maria kargaların gaklamalarında daima olan biten herşeyle alay eden bir hava bulmuştu. Onunla eğlenmek, oyalanmak belki yapabilirlerse biraz korkutmak. Maria'nın sanki kendisini anlamamış olmasına şaşırmış gibi yeniden aynı tekdüze tonda "Gaak" diye tekrar etti. Maria kargaya baktı ve nezaket gereği birşeyler söylemesinin yerinde ya da daha uygun olacağına karar verdi. "Gaak" dedi sakince sonra o da. Şimdiye kadar sessiz olan diğer alaca karga, "Sen ne dersin şimdi bu işe" der gibi yerinde bir iki kıpırdanıp gaklamış olan diğerine baktı. Maria elindeki taşın işaret ettiği gibi içeri daha fazla girip onlara yaklaşınca kargalar havalandılar. Ama şimdi taşın üstündeki ışık tam ortasında parlıyordu. Gidebilecek başka bir yer yok gibiydi. Etrafına baktı. Büyük karton bardaktaki kahvesinden büyük bir yudum daha alıp yerdeki yosunlarla kaplı taş bir yükseltinin üstüne bıraktı. Bir zamanlar zeminin parçası gibi duran geniş taşı temizlediğinde altında nota çizgilerinin olduğu boş bir satır gördü. Daha önce geldiğinde bulup kolye yaptığı taşın oturabileceği bir boşluk vardı. Yavaşça taş zeminde yerine bıraktı ve içeri ittirdi. Taşın üstündeki ışık aşağıdaki boş çizgilerle dolu yere ulaşıp onu yarımlıklarla doldurdu. Maria önce belirmiş yarımlık notalara baktı bir süre, sonra işaret edilen seslerin toplamının ne olabileceğini merak ettiğinden piyanoya ilerleyip gördüklerini yavaşça çaldı. Gizemli garip bir melodiydi. Ama çürümüş ahşap piyano köhne halde ve parçalanmış olduğundan sesler doğru çıkmıyordu. Islıkla çaldı bu defa. Yeniden çaldı. Taşın üstünden nota çizgilerine geçen ışık piyanonun yanındaki açık kapıda belirip kayboluyordu. Sonra duruldu. Şimdi bu boşluk taş koridorlarla dolu bambaşka bir yere açılıyordu. Maria büyük kahvesini dipleyip orada bıraktı. Kolyesini içeri ittirdiği boşluktan çekip yeniden boynuna geçirdi ve bu yeni açılan kapıdan içeri yürüdü. Kapıdan geçtiği ve taş koridorlarda yürümeye başladığı anda kıyafetlerinin de değişmiş olduğunu fark etti. Bordo çizmeleri hala ayağındaydı ama üstünde ellerini ceplerine sokabildiği kestane rengi saçları ve kahverengi gözleriyle uyumlu kabarık etekli tek parça koyu renkli bir elbise vardı. Maria ilk andan itibaren geri dönmeyi hiç aklına getirmemişti. Cesaretle bu tuhaf yolculuğun sonuna kadar gitmeye kararlıydı. Şimdi çekinerek geçtiği iki yanı da sayısız taş kemerle örülmüş koridorun sonunda ahşap masasının üstü kağıtlarla karma karışık bir Marina Demyanko duruyordu.

* * *

Şüphelisin ve karantina altındasın. Şimdi kırıp geçerek geldiğin bu gerçeklikten içeri sızanlara bir  bak." Dizüstünün soluk ekranında silik mavi ışıklar göründü. "Bu, iki gün öncesine ait bir görüntü.”

 

"Peki ama asıl amaçları ne?"

 

"Hepimizinkinden farklı değil. Var olmak"

 

"Ama neden kendi boyutlarında kalmadılar"

 

"Biz neden ormanlarda kalmamıştık. Nehir kıyısında balık avlıyor olmalıydık"

 

"Ama bu binlerce sene önceydi"

 

"Bu da zaman kadar eski bir savaş"

Yorum Yapın
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
0 değerlendirme ve yorum
Bu ürün için değerlendirme yapılmamış!
Henüz Yorum Eklenmemiş!
10 Gün İçinde Kargo!
ÜCRETSİZ İADE GARANTİSİ
256Bit GÜVENLİ ÖDEME
7/24 DESTEK HİZMETİ
Detaylı Bilgi İçin Bizi Arayın