“Sana Ben Hayaller Düşler Büyüttüm”, Türk milliyetçiliği ve ülkücü hareketin zaman içinde uğradığı dönüşümü; idealler, beklentiler ve gerçeklik arasındaki mesafeyi sorgulayan cesur bir iç muhasebedir. Yazar, bir dönemin içinden konuşur; ezberlere yaslanmadan, kutsallaştırılan anlatıları yeniden sorgulamaya davet eder. Kitapta; yoksul Anadolu çocuklarının adalet ve eşitlik arayışı, demokratik yollarla iktidar olma ülküsü ve bu ideallerin zamanla hangi kırılmalarla zayıfladığı ele alınır. Kitap, düşünmenin yerini sadakatin aldığı, eleştirinin dışlandığı dönemleri sorgular; “lider, teşkilat, doktrin” söylemi etrafında oluşan eleştiri karşıtı yapının sonuçlarını tartışmaya açar. Türk milliyetçilerinin tek başına iktidar olamayışını yalnızca dış etkenlere bağlamaz; iç ayrışmaları, suskunlukları ve sorumluluk alanlarını da masaya yatırır. Bu eser, geçmişle hesaplaşmak için değil; geleceği daha sahici bir zeminde kurabilmek için kaleme alınmıştır. Okurunu rahatlatmaz. Düşünmeye ve yüzleşmeye zorlar. Çünkü yüzleşme, yenilenmenin ilk adımıdır.