Sünnî hadis kaynaklarında yer alan “Resûlullah’a (S) sihir yapıldığı; bu sihrin etkisiyle Resûlullah’a (S) altı ay süreyle yapmadığı işleri yapmış gibi hayal verildiği, sürekli halüsinasyon gördüğü, mizacının değiştiği, gördüğü gerçekleri inkâr ettiği, görme algısını kaybettiği ve kendisine ne yapıldığını anlayamadan şuursuzca dolaştığı” şeklindeki iddialar gerçek olabilir mi? Sahih kabul edilen kaynaklarda, ayrıca musannef ve sünen türü eserlerde yer alan “sihir hadisleri” sened ve metin açısından sahih midir? “Âlemlere rahmet” ve “bütün insanlığa müjdeci ve uyarıcı” olarak gönderilen bir Peygamber’in, bir Yahudi büyücünün yaptığı sihirle aklî melekelerini ve şuurunu kaybetmesi, algılarının bozulması mümkün müdür? Böyle bir durumda nübüvvetten söz edilebilir mi?
Senedi ve metni kusurlu olan, çoğunlukla âhâd ve mürsel rivayetlerle günümüze ulaşan bu iddialar, asırlardır İslâm uleması arasında tartışma konusu olmuştur. Aklî ve dinî temelleri tartışmalı olan bu tür ideolojik ve siyasî yorumlar, zamanla dinî metin gibi algılanmış ve İslâm dünyasında ciddi bir kafa karışıklığına yol açmıştır. Zihin bulanıklığına neden olan bu geleneksel tarihî tortuların yeniden gözden geçirildiği bu çalışmada, söz konusu hadisler sened ve metin yönünden tahkik edilerek, özgür düşünceli araştırmacıların istifadesine sunulmuştur.