İnsanlık tarihi boyunca iki büyük gerçek, çoğu zaman yan yana ilerledi: kadın ve kölelik. Bu eser, ilk çağlardan günümüze uzanan geniş bir tarihsel perspektifte, kadının ve kölenin toplum içindeki yerini, maruz kaldığı eşitsizlikleri ve bu yapıların nasıl meşrulaştırıldığını derinlemesine inceliyor.
Mezopotamya’dan Çin’e, Antik Yunan’dan Osmanlı’ya; dinlerden devrimlere uzanan bu yolculukta, kültürlerin, inançların ve ekonomik sistemlerin kadın ve köle üzerindeki etkisi gözler önüne seriliyor.
Bu kitap yalnızca bir tarih anlatısı değil; aynı zamanda iktidar, cinsiyet ve insanlık onuru üzerine güçlü bir sorgulamadır.