Kitap Hakkında
Lâtif ellerini ve dişlerini sıkıyordu. Ne olurdu sanki… ne olurdu sadece iyilerin dünyasında kalabilseydi? Bu iki dünya arasında bol anahtarlı kalın bir demir kapı olsaydı, dokunanı elektrik çarpsaydı. Kapıda bekçiler olsaydı.
İyice çıkmazdayken hocasının söylediği bir söz yankılandı: “Şefika’ya ne hissediyorsan şimdiki gerçekte, o doğrudur.”
Bu sözün dışında her şeyi çöpe attı.
***
Cengiz gülümsedi.
“Harika. Bu da o müthiş an sanırım.”
“Hem müthiş hem de son derece acıklı. Bir ayağı eylem doğrusunda, bir ayağı kavram doğrusunda olan insanın o iki doğruyu kesen köprünün üstündeki hâli… İçini doldurduğu kavramların ağırlığı altında ezilen eylemleri… Durmadan iç sorgulama, pişmanlıklar, suçluluk ve hatalı olma sıkıntısı…”
Cengiz heyecanlandı.
“Kavramlarımız, eylemlerimizi göz hapsinde tutuyorlar!”
“Tehditkârlar! Beni yüzleşmeye götüren de o. Kavramları ardiyeye kapatıp eylemlerimle yaşadım. Şahanedir inan. Eğer o kavramlarım hiç olmasaydı, bir primat olsaydım sorun olmazdı. Ama içten içe büyüyen cenindiler… Her biri ayaklanıp hesap sordu eylemlerimden!”



